Bugün bir ilki yaşadık.oğlişimin kreşte ilk günüydü.aslında sosyalliğine karşın yine de aklımda türlü sorularla ayrıldım kreşten.neyse oğliş yemeklere icabet etmiş.hatta çorba bile yemiş.bir diğer önemli nokta ise altını temizlerken sorun çıkarmamış.malum bu iki konu da bizim karın ağrımız ya hani. ilk gün için öğretmeni bile 40 kere maşşalah dedi çıkarken.ilk gün izlenimlerim fena deildi ama bakalım önümüzdeki günler neler gösterecek. tam olarak içime sindi mi ?hayır ama bulunduğumuz il sınırları içinde bundan iisini bulamayacağımı biliyorum.bir arkadaşımız imkan olsa kadroyu oluşturabilcek olsak da düzgün bir kreş açsak hem bebilere şahane hem bizim cüzdanlara dedi :))))gülüştük... öğretmeni yalnız bir ara hırçınlaşıp çocuğun birini tırmaladığını söyledi.muhtemelen o çocuk da bir hırçınlık yapmıştır saldırmıştır bizimkine dedim.yok öle oturuyorlardı dedi ama eve gelince farkettim ki yanağında bir tırnak izi var....demek ki karşılıklı bir atraksiyon olmuş !!! eh dedim ya bakalım yeni günler neler göstercek bizlere ....
"""Gizlice buluştuk seninle
Bilmedi bilmedi kimse
Gizlice ayrıldık seninle
Duymadı duymadı kimse
Bilinmez nerde nasıl
Başka yerlerde buluruz birbirimizi
Aynı zamanlarda
Belki bir başka yüzde
Belki bir başka seste
Seni yaşarım
Belki bir başka tende
Belki bir eski şarkı
Belki de hoş bir koku esintide
Hatırlarım seni bir başka yerde"""
Hani üstüne laf söylenmeyecek yorum gerektirmeyen şeyler olur ya. Bu şarkı da öyle bir şey bence.bu arada şarkının adı "belki" ama ben "gizlice" demeyi tercih ediyorum.
Blog action day 2009 için bir yazı.bu senenin konusu iklim değişiyor.Her sene aynı tarihte belirlenmiş bir konuda, tüm dünyayı ilgilendiren bir konu üzerinde yoğunlaşarak katılımcı grup tarafından yazılan yazılarla ses getirmeyi planlayan bir hareket.Geçen senenin konusu yoksulluktu.
Yazmak ve ulaşmak kitlelere amaç.güzel bir organizasyon.yazıyosun derdini tasanı endişeni.sonra bloga gelenler okuyor.zaten blog tutmak da bu değil mi?yazmak içindekini hayatından kesiti bir habere olan tutumunu, şuna veya buna eleştirini.çenemizdi çalışan eskiden artık klavyelerle döktürüyoruz.Tabi BlogActionDay yabancı kaynaklı bir site olmakla beraber aynı hedefi paylaşıyoruz bu konuda.neyse asıl konumuz iklimdi değil mi?
Evet iklim değişiyor.eskiden ben küçükken yani kış olurdu kar yağardı.kışın da tadını çıkarırdık.kardan adamlar ciddi yağışlardı kış demek.şimdilerde mevsimler bile belli değil.yaz gelmiyor bir türlü.kış gitmek bilmiyor.kış dediğimiz de soğuk hava kuru esinti.yağmur yok kar yok.geçen sene tv ler bangır bangırdı güzel ülkemde susuzluk var diye.bu senenin sonuna yetecek kadar su yok barajlarda die.neyse ki baharda yağan yağışların da etkisiyle sanırsam bu haberler duruldu.iklim değişiyor yağmur yağmıyor kar yok sıcaklar hakeza geç gelen yaz ayının sıcakları kavuruyor her yanı.tabi bunun bir de dünya çapındaki versiyonu var.küresel ısınma akabinde eriyen buzullar su altında kalan yerler….
http://yusufunalemi.blogcu.com/ormanlarimiz-burada-ya-da-amazonlarda_48431631.html bu linkteki yazımda da belirttiğim üzre ormanların helak olması kaşısındaki vurdumduymazlık pervasızlığımız bize çoookkk uzak şeklindeki yaklaşımımız biz insanoğlunun her konudaki aymazlığının göstergesi bence.bana dokunmuyorsa bin yaşasın şekli…oysa gelecek nesilleri de düşünmek vazifemiz.nasıl bize güzel bir dünya bırakıldıysa bu dünyayı muhafaza ve tabii daha güzel hale getirmek evlatlarımıza insanoğluna borcumuz.elimizdeki sahip olduklarımızı muhafazadan daha doğal ne olabilir.o halde bugün ufak gibi görünen bize zararı olmayan ama yarını kaygılı hale getirecek, gelecekte tehlike oluşturacak ve bugünden bunun sinyallerini veren iklim değişmesi küresel ısınma gibi konularda duyarlı olmak,doğayı korumak ve çevreye duyarlı olmak bizlerin vazifesi.yani her sorumluluk sahibi, sadece kendini değil insanlığı ve geleceği düşünen ya da daha dar kapsamda sadece bir nesil sonrasının yaşam kalitesini tahayyül eden insanlardan beklenen bu.ha bir de ufakken bu bilim kurgu senaryolarının nasıl oluşturulduğuna şaşa kalırdım.dünya yok olacak terminatörler çıkacak, robotlar istila edecek, ormanlar yeşillik yok, her taraf kapkara duman bulutu, son kurtarıcılar ne bilim işte insanoğlunun son cenin örneği vs. gibi bissürü şekilde “son” sıfatı taşıyan unsurlar…oysa o zamanlarda sözkonusu bu şeylerden o kadar çoktu ki?????????Tüm bu çokkk olan şeylerin sonunun olacağını nasıl tahayyül ediyorlardı anlamıyordum.şimdilerde aklıma ailemden duyduğum tasarruf ile ilgili bir söz geliyor bizimkiler der ki "yılan bile toprağı gıdım gıdım yermiş biter diye!Toprak biter mi?" evet her şeyin sonu gelir bizler kıymetini bilmezsek!!!
Küresel ısınma ve küresel soğuma iklim değişiklikleri için iki büyük nedendir.
Küresel Isınma : Küresel ısınma kimyasal etkilidir. Canlıların solunum ve boşaltım yaptıktan ve çeşitli aktivitelerinden sonra çıkan sera gazları ile gerçekleşir. İnsanların yaptığı fabrika gibi çeşitli binalar da kirlenmeye yardımcı olur. Etkileri : Küresel Isınma, atmosferdeki ısının orada kalmasını sağlayarak iklimlerin normalin üzerinde sıcak olmasını sağlar. Bu sayede örneğin kış mevsimi her zamankinden sıcak olabilir ya da yaz mevsimi çok sıcak olabilir.
Küresel Soğuma :
Dünya bir gezegen ve sönmüş bir yıldızdır. Milyarlarca yıl önce 3 adet jeolojik zamandan geçerek soğudu. Bunun sonucunda buz devirleri oluştu. 2008′de yayınlanan yazarları John Lloyd ve John Mitchinson olan Cahillikler Kitabı adlı kitapta şu an son buzul çağında olduğumuzu belirtmiştir. Bu da hâlen 3. Jeolojik Zaman’ın etkisinde olduğumuzu gösterir.
Bu sabah uyuyorum ben sonracıma bir el hissettim yanağımda.alla alla rüyamı derken gözlerimi açınca gördüğüm şey bitanem uyanmış da sabahın altısında üstelik ağlamamış onun yerine inmiş yatağından - ki bu yataktan tek başına inme işi çok ilginç normalde kendisini yatağa bile ben çıkartırım - yanıma gelmiş ve uyanmam için bi makas atmış yanağıma
bu aralar öpücükler makas almalar akabinde bereketli sabahlar
var mı bundan daha güzel uyanma yöntemi ...ha tabi günün kalanı illa da bu hızla geçecek die bişey yok tabi.............
dün gece bizim evin kuzusu(anlaşılması zor ama bu kuzu lafzı oğliş için kullanılıyor) uyumadı yine.bir saat içinde bile defalarca uyanıp ağlamayı başardı yani.malum uyku sorunu mazbut gerçeğimiz de bazen dün geceki gibi azıtıyor.böyle olunca sinirlerim daha beter çöküyor.işe bakki bu zor süreçler inatla benim hasta olduğum, yorgun olduğum ya da sabah erken kalkmam gereken zamanlarda oluyor..bu nası bi dengezisyonsa. velhasılı geceki iğrenç ötesi uyanış seanslarımız avaz avaz ağlamalar etrafa atılan tekmeler -ki bu tekmeler asla boş çıkmıyor mutlak annenin veya babanın bi uzvuna denk getiriliyor- uzun ve kulakları sağır eden melodilerden sonra oğliş sabahın 6 sında uyanıyor ama bu sefer anneyle babasının yatakta ortalarına aldıkları oğliş anneciği öpücüklere boğarak uyandırıyor.yalamalar yutmalar makas almalar .... öpücük denizine düştüm yani bu sabah