
Allahım, bana kendi katından hidâyet ihsân eyle, kendi fazlu kereminden bana ihsân eyle, rahmetini bana akıt ve bereketlerinden bana inzâl eyle.
Allahım! Ben âcizim, sen beni kuvvetlendir. Ben zelil bir kimseyim, sen beni izzetlendir. Ben fakirim, sen beni zenginleştir yâ erhamerrahimîn.
Allahım ben senin kulunum . Bende hükmün geçerlidir, hakkımdaki kaza'n, adalettir. Senin olan, senin kendine isim verdiğin veya kitabında indirdiğin yahut yaratıklarından birine bildirdiğin veya katında, gayb ilminde kendine tahsis ettiğin bir isimle senden dilerim ki Kur'ân'ı kalbimin baharı, üzüntümün cilâsı, keder ve tasamın giderilmesi için vesile kılasın.
Allahım! Ben, senin pak, güzel, mübarek ve yüce nezdinde en sevimli olan, onunla dua edildiği taktirde hemen icabet ettiğin, onunla senden istenince hemen verdiğin, onunla rahmetin talep edilince rahmetini esirgemediğin, onunla kurtuluş talep edilince kurtuluş verdiğin isminle senden istiyorum."
Allahım! Benim için takdir ettiğin herşeyin sonu hayır olmasını senden, senin merhametinden dilerim. Ey merhamet edenlerin en merhametlisi !
Allahım! Cehennem azabından, kabir azabından, Mesih Deccâl'in fitnesinden, hayat ve ölüm fitnesinden sana sığınırım."
Allahım! Cenneti ve Cennete götürecek söz ve işleri senden ister, Cehennemden ve Cehenneme sürükleyecek söz ve hareketlerden sana sığınırım.
Allahım! Hâlde ve gelecekte bildiğim ve bilmediğim bütün iyilikleri senden ister, bildiğim ve bilmediğim hâlde ve gelecekte bütün kötülüklerden sana sığınırım.
Allahım! Kulun ve Resûlün Muhammed sallâllahü aleyhi ve sellemin senden istediği hayır ve iyilikleri senden ister ve sana sığınıp ilticâ ettiği her şeyden ben de sana sığınırım.
Allahım! Kur’ân-ı kerîm hürmetine bana rahmet eyle, Kur’ânı bana îmân, nûr, hidâyet ve rahmet kıl, Allahım Kur’ân-ı nasib et, Kur’ân-ı kerîmi lehimde hüccet kıl. Ey âlemlerin Rabbi.
Allahım! Peygamberin Muhammed aleyhisselam, dostun İbrahim aleyhisselam, sırdaşın Mûsâ aleyhisselam, Kelîme ve ruhundan olan Îsâ aleyhisselam hürmetine, Mûsâ’ya inen Tevrat, Îsâ’ya inen İncil, Dâvûd’a inen Zebûr, Muhammed aleyhisselâma inen Kur’ân hürmetine, bütün peygamberlerine yaptığın vahiy hürmetine, Mahlûkâtın üzerindeki kazâ ve takdîrin, senden isteyenlere verdiğin, fakir ettiğin zenginler, zengin ettiğin fakirler, hidâyete ulaştırdığın kimseler hürmetine; Mûsâ Aleyhisselâma bildirdiğin, kulların rızıklarını böldüğün yeryüzünün, hareketten sükûna erdirdiğin dağların, ayakta tuttuğun, arş-ı âzamı taşıttığın ism-i âzamın hürmetine; Kur’ân-ı Kerîmde nâzil olan samed, ahad ve tâhir isimlerinin hürmetine; gündüzleri aydınlatıp geceleri karartan ismin hürmetine; azamet-i Kibriyân ve nûr-i vechin hürmetine,Senin kuvvet ve kudretinle Kur’ân-ı Kerîmi okuyup anlamayı ve onu bütün vücûduma duyurmanı ve bütün hareketlerimi ona uydurmamı senden dilerim. Kuvvet ve kudret ancak sendendir. Yâ erhamerrahimîn.
Bildiğimiz-bilmediğimiz bütün iyilikleri ver, bildiğimiz-bilmediğimiz bütün kötülüklerden muhafaza et, her işimizin sonunu güzel eyle, dünya sıkıntılarından ve ahıret azabından bizi koru!
Bizi dostlarına dost, düşmanlarına düşman olanlardan ve sabreden ve şükredenlerden eyle!
Ey hayy u kayyûm olan Allahım! Bütün işlerimi düzeltmeni, bir an bile beni kendi başıma bırakmamanı, rahmetine sığınarak senden isterim.
Kulağıma, gözüme sıhhat ver! Küfürden, fakirlik ve kabir azabından, zulmetmekten ve zulme uğramaktan sana sığınırım.
Ya Rabbi, bize dünya ve ahırette güzellik ver ve Cehennem azabından bizi koru!
Ya Rabbi, faydasız ilimden, makbul olmıyan ibâdetten ve kabul edilmiyen duâdan, acizlikten, tembellikten, korkaklıktan, cimrilikten ve her çeşit hastalıktan, gece ve gündüz gelecek kötülüklerden, sıkıntılardan kötü arkadaştan ve kötü komşudan sana sığınırım!
Ey kalpleri halden hale çeviren Rabbim!Benim kalbimi dininden ayırma!
Allahım Peygamber(S.A.V)in senden dilediği hayırları bende dilerim.Sana sığındığı şerlerden bizde sana sığınırız.Yardım ancak senden beklenir.İnsanı dünya ve ahirette muradına ulaştıracak sensin.Günahtan kaçacak güç,ibadet edecek kuvvet ancak Allahın yardımıyla elde edilir.
-AMİN YA MUİN-
Kalıcı Bağlantı
Yorum (0)
Yorum yaz!


kaplıca tatilinden döndük.tatilimiz hiç de hayal ettiğimiz gibi geçmedi.çok da memnun kalmadım yani.oğliş halinden memnundu ama.gün boyu çayır çimen geze geze kıyafet dışı yerleri kapkara oldu.neyse tatilden elimize kalan en büyük güzellik oğlişin "ananne" ve "anne" kelimelerini pekiştirmiş olması.evet oğliş 2 yaşı devirdi amma bizimki "dede ve baba" dan başka miyavlamıyodu.bende sinir oluyodum.isabet artık çokda miyavlamıyor yeni kelimelerimiz var.halbuki "anne" diyebiliyor olmasına karşın bunları inatla reddediyodu.ama artık "anne ve ananne" yi çok da güzel söylüyor.yine canı çekerse ama vurgusu mimikleri şahane oluyor yavrunun.alemin çocuğu 27. ayında şakır şakır konuşurken ben bu iki kelimeye düğün bayram yapcam nerdeyse:)))
hele bide peşisıra sıralaması, ard arda tekrarlaması çok da komik oluyor.
"ananne"sine kurban olurum ben :))))))
ha bu arada anannesi sevmekle kalmıyor bence.bu yaşta peşinde komuta eri gibi dolaşıyor olması için gereken hissiyatın tanımını yapamıyorum ben...bilinmedik bir sır sanırsam..............
Kalıcı Bağlantı
Yorum (0)
Yorum yaz!
İki'ydi verilen zaman.kıymeti olmadı sözlerin
umutlar deildi amaç ama vaatler tutulurdu belki.
İki oldu zaman geçti sene hiç ummadan
ne değişen oldu ne kalan.
sonunda ayrıldı yollar
umursanmayan sözler dikkate alınmayan hasarlar
yüreklere yazılan karalar elde kalan geçen zaman
olmadı değişmedi denilenler gerçekleşmedi.
en sonunda iki oldu zaman doldu
müddetin doldu bu hayatta
başka baharda başka yerde deil olmaz
bu hikaye ızdırap verdi
geçmez
iki oldu gün doldu atılan son adımın sonu
alınmaz derslerin devamı oldu
oldu da ne oldu.üzerine biçilen kaftanla başkalarınca giydirilip
yanlış adımların oldu hep oldu hep olacak...
adımların ve sen böylece akıp giden
hep aynı yerde aynı yolda.ne bi geriye ne bi ileriye.
geçmeyen korlanan yaralar acılar dayanılmaz oldu
iki oldu zaman doldu..............................................
Kalıcı Bağlantı
Yorum (0)
Yorum yaz!

Tatil geliyor demişim.geldi de gitti bile....velakin ondan önce kefenle tabut geliyordu az kalsın ailecek...
arabada geçirdiğimiz kazadan bahsediyorum ...
önceki cumartesi toplandık berabercene benim eski çalıştığım yer Kemalpaşaya kiraz yemeye gittik. ki kirazları meşhurdur feci şekilde.arabada önde ben, kucağımda yusuf, babam; arkada annem, nuray ve emre var..neyse kiraz tarlası yaylasındaydı kasabanın.böyle engebeli çakur çukur daracık yollar.her tarafı taşlı yanı yöresi çakırlı çukurlu.yedik topladık çene yaptık.sonunda dolduk arabaya dönüşteyiz.ilk dönemeci dönmek üzreyiz babiş çenesi ha pasam çalışan bana bi fırça akabinde kızaraktan "yolu kontrol et bak ben göremiyom" deince hade "devam" dedim .dönemeci döndük dönmedik bi "pattt" sesi akabinde çalışmayan frenler.araba hızlanıyor ya yol dar her taraf taş içinde dangur dungur.babama bakarsak iki el sıkıca kavramış direksiyonu savurmamaya çalışıyor arabayı.o halde bile biz arabanın içinde yuvarlanıyoruz.arkadan nuray sanmış babi bana kızdı ya ondan gaza kasten basıyo sinirden.yaf ne kastı ne siniri araba kontrolden çıktı ki halbuki.ben "baba fren" diyorum ama fren pedalı hak getire.artık dedim biz bu şekil giderek hızlanan arabayla en sonunda yoldan çıkıp taklalar atıp yuvarlancaz bi yanna daha sağlim de çıkmayız içinden.anca kucağımdaki yusufu tuttum sıkıca iice domalanıp üzerine.arkadan da nuray bi kolunu yakalamış benim oğlanın hele bi arka koltuğa atam oğlanı da bari arabadan fırlamasın diyormuş.neyse arabanın durmaya niyeti yok en sonunda "el freni baba" die çığırdım ben (sanki 40 senelik şöför düşünemiyomuş gibi) ve akabinde bari kontrollüce el frenini çekem de belki dururuk takla atmadan bi yanna çakmadan die geçirdim içimden.o esnada karşımıza bi tarla yolu çıktı hafif yukarı meyilli.şükür babam o yola döndü el freni çekip durabildik.ama tangur tungur arabanın içinde o berbat yolda o hızla bizim de ödümüz koptu.araba durana dek işimiz bitti takla atıp ölcez toptan dedim.araba durdu .şükür ölümden döndük.tamam daha araba haşattır geriye bişi kalmamıştır dedim ya arabadan inip bakınca alt takımların öldüğünü gördük.hele yan tarafta bi tampon vardı.abimin oğlu emre tamponu almış getiriyo ki dede ahanda arabanın tamponu dei.lastiğin biri patlamış öbürü delinmiş.velhasılı ne olduysa bu lastik patlayınca olmuş ve frenler tutmadı o esnada.lakin anlattığımızda olayı kimsecikler inanmadı frenlerin tutmamasına...sanki yoldan aşağı arabayla tostopak yuvarlanan onlarmış gibi....
neyse iiki bi çarpışma felan olmadı.zira arabada airbag var.çarpışma anında açılan airbag bizi kurtarır ama yusuf kucağımda zarar görür belki daha kötüsü olurdu.hatta bebe oto koltuklarının hepsinin bile bu konuda tam olarak uygun olmadığını okumuştum bi yerde.demekki kaza bela olmadık yerden gelebiliyomuş.
velhasılı kötü bir kaza atlattık.atlattık ...şükür.....
..........................................................
Kalıcı Bağlantı
Yorum (0)
Yorum yaz!